15 Nisan 2015 Çarşamba

ANAT BANiEL METOD’A GİRİŞ MACERASI ( ACELE KARAR VERMEYİN )



Geçen yıl haziran ayıydı bir danışanım, Ankara’da bir doktorun olduğunu söyledi, lazerle tedavi yapıyormuş, engelli çocuklar yürüyormuş vs.vs. Canım arkadaşım, yoldaşım, kardeşim,Filiz ile paylaştım doktoru.( Onların da biricik yavrusu Çınar yirmi günlükken virüs kapıp tamamen normalken, sp’li olmuştu. Brezilya’da tanıştık, biz çok sevdik onları ailece. Çınar ve Çağatay aynı yaştalar, her daim ikisine beraber dua ederiz.) Doktorun ismi Abdurrahim Görür idi sanırım.. Önce telefon ettik doktora ve durumumuzu anlattık bize tamam gelin dedi. Kalktık evlerimizden yollara döküldük. Deli gibi yağmur yağıyordu. İki araba arka arkayayız, resmen yetişmek için kaza yapacağız. Sonunda biraz geç kalarak yetiştik. Hayatımızın en acı hatıralarındandı hiç unutamayacağımız. Önce İsmail, ben, Çağatay girdik,doktorun odasına ıslanmış ve yorgun bir şekilde. Doktor oğlumuza baktı (MR lara değil sadce oğlumuza)   ve adeta bizi yıktı. Bize sordu ne yapacaksınız bu çocuğu yürütüp, biz cevap verdik en azından tuvalete kendi gitse iyidir, doktordan cevap yollara mı yapsın tuvaletini, ancak size zulüm olur, daha neler neler,anlatmak hatırlamak bile istemiyorum söylediklerini .Sevgili Somatik deneyimleme hocamın güzel bir sözü vardır, hastalara hastalıklarının travmalarından çok, sağlık için gittikleri doktorların ve çevrenin yarattığı travma vardır der.. İki aile arka arkaya en ağır sözleri işitip çıktık dışarı. Yağmur hala devam ediyor, bizim hepimizin göz yaşları yağmura karışmış, boğazımızda bir tokmak..Misafirhaneye gideceğiz, biraz duralım yoksa kaza yapacağız modundayız, acımız boynumuza dolanmış.

Bazı insanları, bazı doktorları hiç anlayamayacağım sanırım, Allah’tan ümit kesilmez demeyi bile bilemeyecek kadar acımasız olanları, Yaradanın yerine son sözü söyleyenleri ,bilimin her an bir buluş yapabileceğine inanmayanları, insan ruhuna saygısızlık edenleri, hayatında böyle bir deneyimden geçmediği için pervasızca hareket edip konuşanları..

Misafirhanemize gittik, Filizler ertesi sabah döndüler, bizim Çağatay’ın gazete haberiyle tanıştığımız Zehra ,Furkan,Damla Oruçoğlu’nun engelli okuluna ziyaretimiz vardı. Gayet üzgün bir halde gittiğimiz bu güzel insanlar, hayatlarını engellilere adamışlar, çok hoş ta bir engelli okulu açmıştılar. Damla Deniz abla Gülden Mutlu hanım var, o da blog yazıyor oğlu Cihan Heja için dedi (çok güzel bir engelli bloğu, mutlaka tavsiye ediyorum) Ben blogu buldum, bir hışım okumaya koyuldum, daha sonra orada bir engelli okuluna gittik sırf beyinde göz hasarlı olan çocuklara göz egzersizi üzerine çalışıyorlar. Çağatay’a çok yararlı bulduk fakat oraya her hafta gidip gelmemiz isteniyordu  bir daha gidemedik, Ankara yakınındakilere tavsiye ederim mutlaka.. Gülden Mutlu’nun sayfasını okurken İstanbul’da Anat Baniel’e gittiklerini ve memnun kaldıklarını okudum. Bir gün sevgili İlknur Akbay o da bir otizimli güzel evladın annesidir, Amerika’ya gittim Anat Baniel (ABM) adlı bir metod duydum ama sanırım Türkiye’de yok, özellikle bizim çocuklara çalışıyorlar ve çok etkili sonuçlar alıyorlar demişti. O gündür aklıma takmıştım bu metodu. Vee şimdi karşımdaydı. Her işte bir hayır olduğunu tekrar tekrar görmüş olduk. Ne için gittik, ne öğrendik geri dönüyorduk. Tam burada büyük düşünür La Tzu’nun hikayesini aklımdan geçirdim.     Hikaye şöyleydi ;
 “Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara büyük bir servet teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. “Bu at, sadece bir at değil benim için; bir dost. insan dostunu satar mı?” demiş. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler.

İhtiyar: “Karar vermek için acele etmeyin” demiş. “Sadece at kayıp” deyin, “Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”
 
Köylüler ihtiyara kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmiş ve at bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ithiyara gidip özür dilemişler. “Babalık” demişler, “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.”

“Karar vermek için gene acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz.”

Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ancak içlerinden “Bu ihtiyar sahiden saf” diye geçirmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini sağlayan oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. “Bir kez daha haklı çıktın” demişler. “Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler. İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz” diye cevap vermiş.

“O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağını asla bilemezsiniz”

Birkaç hafta sonra düşmanlar hanedanlığa çok büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere gönderme emrini vermiş. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.

Köylüler, gene ihtiyara gelmişler. “Gene haklı olduğun kanıtlandı” demişler. “Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması,
talihsizlik değil, şansmış meğer…”

“Siz erken karar vermeye devam edin” demiş, ihtiyar. “Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin
şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.”

Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:
“Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.”

  Bize Ankara’da bir kapı kapanmıştı ama çok kıymetli bir kapı aralanıyordu.. Gülden Hanım’a acil ulaştık ve İst.da ABM cilerin nereye geldiğini öğrendik. ABM bizim için yepyeni bir kapı, yeni bir yaklaşımdı. 3 aylıktan beri sürekli oğlumuza fizyoterapi yapıyorduk, oğlumuz bundan çok ızdırapta çekti, mutlaka faydası da oldu ama bu sistemde Çağatay’ın durumunda ters giden bir şeyler vardı ve bu sistem bana yeterince uygun gelmiyordu Çağatay’ın bu durumunda, benim inancım bir yerde zorlama varsa, acı varsa tam doğru noktada değilizdir, her fizyoterapi seansında evden kaçıyordum yada zorla yollanıyordum, çünkü oğlum acı çekiyordu ve ben dayanamıyordum. Oysa ABM tamamen çocuğun ruhuna ve ritmine göre hareket edip ilerleyen,zorlamayı kesinlikle reddeden bir sistemdi..ABM          öncelikli olarak Feldenkrais’ten esin bulmuştu.ABM(Anat Baniel) onun öğrencisi,asistanı olmuştu. Fakat Feldenkraisin üzerine bir de beyin gelişim çalışmalarını eklemişti. Peki Feldenkrais kısaca nedir ?

Bu metodun bioenerji veya masajla ilgisi yok. Bazı insanlar için meditatif bir niteliği var, bunun nedeni kısmen hareketleri yaparken kafamızı meşgul eden düşüncelerden uzak kalmak kolaylaştığı için. Aynı zamanda Feldenkrais, yoga'yı ve tai chi'yi daha rahat yapmanın bir yoludur. Fizik tedaviye de benzemez, halbuki birçok Feldenkrais öğretmeni fizik tedavicinin yanında çalışır, hatta kendisi fizik tedavici olanlar da var.

Hareket alışkanlıklarınızın farkına varmanızı sağlayarak Feldenkrais Metodu, doğanıza daha uygun ve daha rahat bir şekilde hareket etmenize yardımcı oluyor. Yaşınız ne olursa olsun, hareketlerinizde ciddi kısıtlamalar olsa da olmasa da bu çalışmalardan herkes faydalanabilir. Kronik ağrılar veya gerginlikler sizi günlük hayatınızda engelliyor, ya da yaptığınız bir iş veya sporu geliştirmek istiyorsanız Feldenkrais'tan faydalanabilirsiniz.

Feldenkrais, hem grup çalışmaları ("Hareket Yoluyla Farkındalık" dersleri) hem de teke tek çalışmalar ("İşlevsel Bütünleşme" dersleri) yoluyla uygulanıyor. Hareket Yoluyla Farkındalık derslerinde öğretmen sözlü olarak yumuşak ve çaba sarf etmeden yapılacak hareketleri anlatıyor. Bu hareket dizileri, insan bedeninin hareket kalıpları üzerinde yıllarca süren araştırmalar sonucu yaratılmış ve istenilen doğrultudaki öğrenmeyi sağlamak açısından başarısı kanıtlanmış hareketlerden oluşuyor. Bir dersin sonunda kendinizi daha rahat veya daha hafif hissedebilirsiniz, ayaklarınız yere daha sağlam basıyor ya da boyunuz uzamış gibi gelebilir. Teke tek yapılan İşlevsel Bütünleşme derslerinde öğretmen ellerini kullanarak masaj masasına benzer bir masada (tamamen giyinik olarak) yatan öğrenciye yumuşak ve küçük hareketler yaptırarak bedenini daha iyi kullanmanın yollarını gösteriyor. Bu hareketler bir kalıba göre değil, öğrencinin ihtiyaçlarına göre yapılıyor. Hareketler sırasında yanlışlar zorla düzeltilmeye ya da öğrencinin bedeni belli bir şekle sokulmaya çalışılmıyor. Aksine zorlayıcı olmamak, öğretilenlerin öğrencinin sinir sistemi tarafından benimsenmesine yardımcı oluyor.

Sürekli ve engel olamadığımız kasılmalar ve hareket alışkanlıklarımız hem fiziksel hareketlerimizin akmasını engeller hem de sosyal ve psikolojik anlamda hayatla başa çıkmamızı zorlaştırır. Feldenkrais Metodu'yla hareketlerimize yitirdiğimiz uyum ve rahatlığı tekrar kazandırabiliriz. Ayrıca spor yapanlar, dansçılar ve müzisyenler de bu şekilde kendi alanlarında performanslarını artırabilirler ve yaratıcıklarını geliştirebilirler. Feldenkrais Metodu" bir beden ve zihin eğitimidir.
Biz sevgili Beril Hanım’a ulaştık, geçen yıl Temmuz ayıydı ve sağ olsun hiç eğitmen boşluğu olmamasına rağmen bize bir eğitmen buldu ve sevgili arkadaşım Filiz ile çocuklarımızı alıp ABM için Emirgan’ın dik yokuşundan çıkarak seansımıza gittik. Her gittiğimizde farklı eğitmenlerden ayda on seans alır olduk ve onla tanıştıktan sonra diğer terapi sistemlerini bıraktık. Oğlum Çağatay’da 3 yılda aldığımızdan çok farklı algı değişiklikleri oldu.Gözleri ve bakışları bambaşka oldu, odaklanması değişti, sol elini bilinçli kullanır oldu. Tekrar söylüyorum en önemlisi yavrumuzun ruhuna ve durumuna uygun hareket edilmesiydi. Her eğitmen çocuğuma çok hassas ve narin davranıyordu. Ama üzücü olan eğitmenler Amerika ‘dan ve uzak ülkelerden geldikleri için seansların çok pahalı olmasıydı.Türk eğitmenimiz hala yok ama Beril, Denis ve İlknur şu anda eğitim alıyor. Kısmetse yaklaşık 1 yıl sonra 3 tane eğitmenimiz olacak. Üstelik üçü de aynı acıdan geçmiş ve çocuklarında inanılmaz sonuçlar almış eğitmenler olacaklar.Anat Baniel’in bir klinik psikolog olması da çalışmayı güçlendirmiş, çünkü insan ruhundan anladığını görmek önümüzü açıyor.
ABM ‘de 9 ana madde vardır :

  1. Harekete dikkat
  2. Öğrenme Anahtarı
  3. İncelik
  4. Varyasyon
  5.  Yavaş
  6. Coşku,gayret
  7. Esnek Hedefler
  8. İmajinasyon ve rüyalar
  9. Farkındalık

Biz 9 aydır ABM alıyoruz ve Şubat ayında Amerika’ya Anat Baniel’in kendisi ile çalışmaya gittik. Bu maceramızı da diğer yazımda anlatacağım..

7 yorum:

  1. Merhabalar. Benim de 5 aylık CP'li doğan bir kızım var. Anat Benial metodunu yeni duyduk. Emirgan2daki kliniğin kontakt bilgilerini almamız mümkün müdür? Teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. merhaba çok ksa bir süre önce ABM uygulamızsınız biraz aydınlatabilirmisiniz ,ben çocuk fizyoterapistiyim ve eğitimini almayı düşünüyorum bu sistem hakkında araştırma yaptım fakat bunu tecrübe eden birinin yorumu çok değerli.teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. İyi günler çoçuğunuz şimdi ne durumda bunu öğrenebilirmiyim

    YanıtlaSil
  5. Sonrasını merak ediyoruz...
    Sonuç?

    YanıtlaSil
  6. Merhaba,benimde 20 aylık cp li bir kızım var ve Anat baniel e götürmeyi çok arzu ediyorum. Bu nedenle de tecrübelerinizi çok merak ediyorum. Umarım bizlerle de paylaşırsınız. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  7. merhaba
    cp li çocukların ergoterapiye de oldukça ihtiyaçları var.
    bir ergoterapist ile görüştünüz mü daha önce?

    YanıtlaSil